Vergi Avantajı

İşveren'in BES'e ya da Şahıs Sigortalarına Personeli Adına Katılması Durumunda Vergi Uygulamaları

BES içinde işverenin öncelikli rolü grup emeklilik planlarının oluşturulması ve bu planlar çerçevesinde kısmen veya tamamen katkıların ödenmesi şeklinde olacaktır. Bu nedenle işverenler adına vergi avantajı ana olarak katkı paylarının işveren tarafından ödendiği durumlarda geçerli olacaktır.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 9 numaralı bendinde yer alan hüküm işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının, ücretlerle ilişkilendirilmeksizin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine imkan tanımaktadır.

Gerek işverenler gerekse ücretliler tarafından ödenen ve vergi matrahının tespitinde dikkate alınan katkı paylarının toplamı, ücretlinin elde ettiği ücretin %10'unu ve yıllık bazda asgari ücretin yıllık tutarını (Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde belirlenen oran ve haddi) aşamayacaktır.

Hem işveren hem de ücretli tarafından katkı payı ödenmesi ve toplam tutarın yukarıda belirtilen sınırı aşması halinde, indirimin öncelikli olarak ücret matrahının tespitinde mi yoksa ticari kazancın tespitinde mi yapılacağı konusu taraflarca serbestçe belirlenebilecektir.

Çalışanlar lehine yaptırılan şahıs sigorta poliçelerinin primlerinin işveren tarafından üstlenilmesi halinde uygulamanın ne şekilde yapılacağı 147 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde açıklanmış bulunmaktadır.

Tebliğde bu konuya ilişkin açıklamalar şu şekildedir:

"Öte yandan, sigorta priminin, sigorta şirketine hizmet erbabı tarafından doğrudan doğruya ödenmeyip, işverenler aracı kılınmak suretiyle ödenmesi halinde (grup sigortası gibi) sigorta mukavelesinin bir örneğinin işverende bulunması ve bu mukavelede sigorta priminin ödeme dönemlerinin, ayrıca bu dönemler için ödenecek prim tutarının belli edilmiş olması kaydıyla, hizmet erbabı için işveren tarafından ödenen ve işverenler tarafından da hizmet erbabının ücretinden kesilmek suretiyle tahsil edilen sigorta primi, ücretin vergi matrahının tayininde herbir kişi için ayrıca fatura veya makbuz aranmaksızın indirim olarak dikkate alınabilecektir......."

Maliye idaresinin görüşü uyarınca işverence üstlenilen şahıs sigorta primi ücretin bir unsuru sayılmakta , bu prim ücrete ilave edilerek brüt ücret bulunmakta ve ödenen bu şahıs sigorta primlerinin (matrah hesabında) ücretten indirimi bundan sonra yapılmaktadır. 

SON DÜZENLEMELER 

* Şahıs sigortaları ve bireysel emeklilikle ilgili bazı vergisel konulara açıklık getirildi. 

ŞAHIS SİGORTALARI VE BİREYSEL EMEKLİLİKLE İLGİLİ BAZI VERGİSEL KONULARA AÇIKLIK GETİRİLDİ:  

Gelir İdaresi Başkanlığı'nca yayımlanan 23.02.2007 tarihli Gelir Vergisi Sirküleri/59'da şahıs sigortaları ve bireysel emeklilikle ilgili bazı vergisel konulara açıklık getirilmiştir.

 1. 07.10.2001 Öncesi Poliçelerin Devri:

Gelir Vergisi Kanunu'nun (G.V.K.) 4697 sayılı Kanunu ile değişikliğinden önce düzenlenmiş birikimli hayat sigorta poliçeleri ile bu Kanun değişikliği sonrası düzenlenmiş poliçeler farklı vergi hükümlerine tabidir.

Kısaca hatırlatmak gerekirse, 07.10.2001 öncesi düzenlenmiş poliçelerde en az 10 yıl prim ödeyerek sistemden ayrılanlara yapılan ödemelerin eski  23/11 ve 25/3 üncü maddelerdeki istisnaları aşan kısımları ücret olarak vergilendirilmektedir. Sistemden 10 yıl prim ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerde ise kişinin kendisine ödenen toplu para ile yatırdığı prim toplamı arasındaki fark alacak faizi olarak vergiye tabi olacaktır.

4697  Sayılı Kanun sonrası düzenlenen poliçelerde ise, sistemden ayrılanlara birikim teminatı karşılığı yapılan ödemeler menkul sermaye iradı ( G.V.K. Madde:75/15) olarak kabul edilmekte ve istisnayı ( G.V.K. Mükerrer Madde:21) aşan kısım stopaj  ( G.V.K. Madde: 94/15) yoluyla vergilendirilmektedir.

07.10.2001 öncesi tarihli birikimli hayat sigorta poliçesinin 07.10.2001 sonrasında lehdara yada üçüncü kişiye devrinde, (hak sahibinin değişmesi nedeniyle) devir tarihi itibariyle yeni bir poliçe düzenlenmiş kabul edilerek, devralan kişiye bu tarihten sonra yapılacak ödemeler yeni hükümlere göre menkul sermaye iradı sayılarak vergilendirilecektir.

Ancak, 18 yaşından küçük çocukların lehdar olduğu (07.10.2001 öncesi) hayat sigorta poliçelerinin, sigortalı tarafından bu kişilere devredilmesi halinde lehdar tarafından devralınan poliçe, 07.10.2001 tarihinden önce düzenlenmiş poliçenin devamı olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla, bu poliçelerle ilgili olarak devir tarihinden sonra devralana sigorta şirketince yapılacak ödemeler Gelir Vergisi Kanununun 4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki hükümleri çerçevesinde (ücret yada alacak faizi) vergilendirilecektir.

 2. İşverenler Tarafından Ücretliler Adına Ödenen Katkı Paylarının Ticari Kazancın Tespitinde İndirimi

GVK'nun 40 ıncı maddesinin '9' no'lu bendinde yer alan hükümle, işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının, ücretlerle ilişkilendirilmeksizin, ticari kazancın tespitinde doğrudan gider olarak indirilmesine imkan tanınmıştır. Bu kapsamda indirim konusu yapılabilecek tutar, ücretlinin elde ettiği ücretin %10'unu ve yıllık bazda asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır.

Bu madde kapsamında yapılacak indirim, işverenler tarafından hizmetlilerine yönelik olarak sadece bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarını içermekte olup, diğer şahıs sigorta primlerini içermemektedir.

İşverenlerce çalışanları adına ödenen diğer şahıs sigorta primleri, 'ücret' olarak değerlendirilecektir. Bu ödemeler ücret giderinin bir parçası olarak yukarıda belirtilen 40 ıncı maddenin '9' no'lu bendine göre değil '1' no'lu bendine göre genel gider olarak her hangi bir tutar ve oran sınırlaması olmaksızın ticari kazançtan indirim konusu yapılabilecektir.

Öte yandan, söz konusu primler, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak üzere hizmet erbabının safi ücret tutarının belirlenmesi sırasında indirim konusu yapılabilecektir. Bu sınırları aşan tutarlar ise ücret matrahına dahil edilerek stopaja tabi tutulacaktır.

3. Birikimsiz Sigorta Poliçeleri / Karma Poliçeler Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler

Ölüm, maluliyet ve benzeri risklere karşı yapılan riziko teminatları ile birikimli teminatların aynı poliçede (karma poliçe) gösterilmesi durumunda, söz konusu poliçenin birikimli teminata isabet eden kısmı ile ilgili olarak yapılacak ödemeler, vergi kanunlarının uygulanması açısından menkul sermaye iradı sayıldığından, bu kısım veraset ve intikal vergisine tabi tutulmayacaktır.

Müşteri Hizmetleri Hattı Medikal İşlem Merkezi
DÖVİZ   HAVA DURUMU